27 Ağustos 2014 Çarşamba

BUGÜNKÜ KONUMUZ "BİYOFOTON" VÜCUDUNUZ IŞIK SAÇIYOR MU?

                                   
                        
İnsan vücudu kelimenin tam anlamıyla “ışık saçıyor”. Araştırma sonucuna göre, bu ışığın frekansı insan gözünün tespit edebileceği frekansın 100,000’de biri. Yani çıplak gözle görmemiz mümkün değil. Bu durum sadece insan vücuduna dair değil tabi ki. Yaşayan her canlı, frekansı değişse de etrafa sürekli ışık yayıyor.
Bu durumu gözlemlemek için, Japon bilim adamları son derece hassas kameralar kullanarak 5
sağlıklı kişinin bedenini tamamen karanlık bir odada gözlemlediler.
 
 
Sonuçlara göre, vücut ışığı gün içinde değişik frekanslarda azalıp artmakta. Örneğin sabah saat 10’da bu ışık en düşük seviyesindeyken, akşam üstü saat 4 civarında en yüksek frekansa ulaşıyor. Bu durumda vücudun yaydığı ışığın, metabolik ritme göre azalıp arttığını söylebiliriz. Yüzün vücudun geri kalanından daha fazla ışık yaymasını da, yüzümüzün gün boyunca daha fazla gün ışığına maruz kalmasıyla açıklayabiliriz.
Geleneksel Uzakdoğu felsefesi ve alternatif tıp biliminde “hayat enerjisi ya da aura” üzerine yazılmış pek çok kitapta da bu olgudan bahsedilir. Görünen o ki, modern tıp eskilerin keşfettiği gerçeklerle daha yeni yeni tanışıyor…

Günümüzde tıp bilim dünyasında sağlam adımlarla yükselişe geçen yeni anlayışa göre, “iyileşme” kimyasal reaksiyonlardan ziyade fiziksel olgulara dayanıyor. Bizde henüz resmi tanımı bile olmayan, ancak batı dünyasında “Naturopath” olarak adlandırılan, doğal yöntemlerle hastalıkları iyileştirmeyi gaye edinen sağlık uzmanları yaygın olarak bu yaklaşımı kullanırlar. Bu sağlık uzmanlarına göre, insan vücudu dokular, kan damarları ve organların toplamının yanısıra, “Chi” denilen hayat enerjisinden oluşur.

 
 Bu enerji, vücutta “meridyen” denilen belli kanallar aracılığıyla taşınır. Bu meridyen noktaları fiziksel olarak, masaj yoluyla uyarıldığında bu noktalardan geçen enerji akımı düzenlenir. Bu da, iç organların işlevlerini etkiler. Akapunktur da aynı temele dayanır. Modern tıpta henüz kabul görmemesine rağmen, “enerji tıbbı” meridyen bölgelerine uygulanan yöntemlerle pek çok hastalığın belirtilerini hafifletiyor.
Vücudun yaydığı düşük frekanslı ışığın, hassas kameralar ile tespit edilmesi yöntemiyle pek çok hastalığın daha oluşum aşamasında gözlemlenebileceğine inanılıyor. Japonya’nın Kyoto Üniversitesinde bu konuda araştırmalar yapan Dr. Hitoshi Okamura, vücut yüzeyinde beliren ışığın incelenmesi sayesinde tüm vücudun kondisyonu hakkında genel fikire varılabileceğini belirtiyor.

“Elektrodermal tarama” adı verilen yöntemle, deri tabakasının üzerinden geçen elektrik akımı ölçülerek, vücudun enerji yayılımı ve dengesi hakkında fikir ediliniyor. Eğer meridyen noktalarında dengesizlik görülürse, masaj terapisi ve bitkisel ilaç tedavisi yoluyla vücut normal dengesine geri getiriliyor.
Modern tıbbın ağır olarak ilaç tedavisine dayanması nedeniyle, günümüzde pek çok insan kendini doğal yöntemlerin ellerine teslim etmeyi çare olarak görmeye başlıyor. Bu nedenle, alternatif Çin Tıp biliminde ihtisas yapan doktorların sayısı gün geçtikçe artmakta.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder